IoT “Internet of Things”’in kısaltmasıdır ve dilimize “Nesnelerin İnterneti” olarak girmiştir.

Peki Nedir Bu “IoT”?

IoT’yi en kısa şekilde, bir teknoloji yardımıyla akıllı hale gelen cihazlar olarak özetleyebiliriz. Birbirleriyle bir ağ aracılığıyla iletişim kuran ve birbirlerinin sistemlerine bağlanıp bilgi paylaşan, haberleşme protokolleri uygulayan cihazlar anlamına geliyor. Bu cihazlardan toplanan tüm veriler ise bir sonraki adım olarak internet üzerinden iletilerek “Big Data” (Büyük Veri) dünyasını besliyor.

IoT Kavramı Hayatımıza Nasıl Girdi?

90’ların ortasından itibaren konuşulmaya başlanan IoT’yi ilk kullanan marka LG oldu. 2000 yılında “Internet Digital DIOS” markalı buzdolabını, dünyadaki ilk internete bağlı buzdolabı olarak piyasaya sürüldü ve IoT hayatımıza girmiş oldu.

Günümüzde IoT 

IoT artık sadece internete bağlı birkaç lüks aygıtta değil, televizyonlarda, kişisel aksesuarlarda, arabalarda, evlerde her türlü araç ve ortamda kullanılıyor. Artık teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile IoT sistemlerine satın alınabilir rakamlarla ulaşmak çok kolay. IoT sistemlerinin kullanıldığı ortamlar çok hızlı şekilde “akıllı” hale dönüşebiliyor.

IoT’ye Neden İhtiyacımız Var?

Teknolojinin en temel motivasyonu hayatımızı kolaylaştırmak. IoT sistemlerine duyulan ihtiyacın en temel sebebi “kolaylık” olsa da, bununla beraber sağladığı birçok farklı avantaj var. 

Kolaylık

Zaman Kazanma

Operasyonel Giderlerin Azaltılması

Para Tasarrufu

Daha Fazla Verimlilik

Enerji Tasarrufu

Verimlilik Takibi ve Artışı

Rakamlarla IoT

McKinsey’nin 2018 yılında yayınladığı “The IoT as a Growth Driver” raporunda, 2020 yılında Batı Avrupa tüketicilerinin akıllı cihaz ve uygulamalara -dolayısıyla IoT’ye- yıllık 12 Milyar Euro harcayacağı belirtiliyor. Bu beklentiye karşın, günümüzde insanların %87’sinin IoT hakkında bilgisi yok ya da eksik bilgiye sahipler. 

Tüm bu rakamlar bir yana, bir diğer şaşırtıcı gerçek ise 2008’den bu yana, dünyada yaşayan insan sayısından daha fazla bağlantı cihazı bulunuyor. Bu cihazların sayısı yapılan araştırmalar sonucu 10-11 Milyar olarak belirtiliyor ve bu sayının 2020 yılına gelindiğinde 50 Milyar seviyesine çıkması ve aynı yılda 6.1 Milyar akıllı cihaz kullanıcısı olması bekleniyor. 

Bir diğer vurucu rakam ise bilgi trafiği üzerine. 2020 yılında 20 adet tipik ev cihazının üreteceği bilgi trafiğinin, 2008 yılında oluşan tüm internet trafiğinden daha fazla olacağı tahmin ediliyor.

Nesnelerin İnterneti ve Kullanım Alanı

Nesnelerin İnterneti, hem tüketicilerin kullanıcı alışkanlıklarını hem de şirketlerdeki iş modellerini ve değer zincirlerini temelden değiştirme potansiyeline sahip. Uzun vadede IoT artık sadece akıllı buzdolapları veya spor bileklikleriyle ilgili değil. Gelecekte her ürün hem pratik hem de ekonomik olarak internete bağlanabilir duruma dönüştürülebilecek ya da o şekilde üretiliyor olacak.

IoT uygulamaları gruplarla sınırlı değil, hem bireysel hem de iş/endüstri alanında pek çok uygulama yapılıyor. 

Bireysel kullanıcılar için güncel olarak kullanılan uygulamalardan bazıları aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Akıllı Ortamlar

Ev ve ofis gibi ortamlarda günlük yaşantıyı kolaylaştırmak ve hem zamandan hem de harcamalardan tasarruf etmek için kullanılan uygulamalar olarak düşünebiliriz. Örneğin; akıllı telefonlarımızla ile klima, ışık, ses cihazlarında uzaktan değişiklik yapılabiliyor. Kapılarda farklı sensörler bulunduran akıllı kilitler ile cep telefonu ile giriş yapılabiliyor ve ihtiyaca göre tüm bu sistemler kendi aralarında da iletişim kurabiliyor.

Giyilebilir Teknolojiler

Son yıllarda akıllı telefonlardan sonra kullanıcıların en çok yatırım yaptığı alan giyilebilir teknolojiler. Sağlığın insan hayatındaki önemli rolü ve giyilebilir teknolojiler ile kişinin sağlığına dair birçok bilginin kolaylıkla alınabiliyor olması, son kullanıcıların giyilebilir teknolojiye olan ilgisini her an artırıyor. Örneğin; bir bileklik ile kullanıcının kan basıncını ve kalp atışını düzenli olarak ölçmek mümkün. Alınan bu bilgilerle hem kullanıcıya hem de gerektiği durumlarda (örneğin bakım evlerindeki kritik hastalar için) hastanelere bilgi verilebiliyor.

Ulaşım

Son yıllardaki en popüler teknolojik gelişmelerden biri de şüphesiz sürücüsüz araçlar. Özellikle Google ve Tesla bu konuda oldukça ciddi yatırım ve çalışmalar yapıyor. Akıllı araçlar dışında trafik lambalarına takılan sensörler ile trafik yoğunluğuna göre ışık sürelerinin ayarlanması, uygun park yerlerinin akıllı sensörlerle tespit edilerek park etmek isteyen araçları yönlendirebilmesi ulaşım alanında kullanıcılara kolaylık sağlayan IoT’nin kullanım alanlarına örnek gösterilebilir.

Kurumsal Kullanıcılar IoT’den Nasıl Faydalanıyor?

Şirketlerin IoT’ye adaptasyonu hızlı bir şekilde devam ediyor. Onlar için ufuktaki değişikliklerden korkmak için hiçbir sebebi yok, aksine IoT hem üretim alanındaki hem de merkezlerde bulunan yöneticilere kolaylık sağlarken, hem tasarruf etme hem de verimliliği adına büyük fırsatlar sunuyor.

Beş katlı ve yüksek çalışan sayısına sahip bir plazada hava kalitesi, sıcaklık, gürültü ölçümü yapılabildiğini, ışıkların uzaktan kontrol edilebildiğini, enerji ve su tüketimlerinin ölçümlenebildiğini, tuvaletlerdeki temizlik ihtiyacının belirlenebildiğini, ilgili ekiplere anında bilgi verilebildiğini ve tüm bunların uzaktan cep telefonu ile takip edilebildiğini düşünün. Harika, değil mi?

Peki Endüstri’de IoT Nasıl Kullanılıyor?

Üretim alanlarındaki IoT kullanımı ise biraz daha farklı. IIoT (Industrial IoT) adıyla özelleşmiş bu teknoloji ile ana hedef verimliliğin takip edilmesi ve artırılması. Binlerce üretim yapılan fabrikalardaki makinelerin, üretimin, üretim kalitesinin, süreçlerin takip edilmesi ve tüm süreçlerin birbirleri ile iletişim halinde olabilmesi hedefleniyor. Bu sayede fabrikaların endüstrinin güncel basamağı olan Endüstri 4.0 seviyesine çıkması bekleniyor.

Makinelere takılan çeşitli sensörlerle çalışam durumlarının takibi, fabrikadaki enerji tüketiminin anlık olarak takip edilebilmesi, fabrika içindeki araçların bulundukları konumların takibi, sıcaklığın kritik olduğu ilaç, seramik sanayi gibi alanlarda anlık sıcaklık takibinin yapılabilmesi gibi birçok farklı uygulama mümkün. Bu uygulamalar sayesinde, üretim alanlarındaki süreçleri iyileştirilirken, kayıpları azalıyor ve bu sayede daha verimli üretim alanları oluşmuş oluyor.

IIoT uygulamaları üretim sahaları dışında depolama alanlarında ya da fabrikanın dış alanında da kullanılabiliyor. Örneğin depodaki ürün sayılarının ve sevkiyatlarının akıllı sensörler tarafından takip altında tutulması, depolama şartlarının (sıcaklık, nem) uygunluğunun uzaktan takip edilmesi mümkün oluyor. Fabrikanın dış alanında çalışan araçların ya ekipmanın konumlarının takip edilmesi, uzakta bulunan bir atık su pompasının çalışmasının yönetilmesi, IIoT sistemlerinin kullanılmasıyla mümkün oluyor.

Özetle

Günümüzde neredeyse tüm teknoloji şirketlerinin yatırım ve çalışma yaptığı IoT sisteminin gün geçtikçe daha fazla değerlenmesi kaçınılmaz bir gerçek. Tüm işleyişin teknolojiyle bağlantılandırıldığı bu çağda, son kullanıcıların hayatını kolaylaştırmak, endüstride de verimliliği en yüksek seviyeye çıkarmak ve “Big Data” diye adlandırılan Büyük Data’nın beslenmesini sağlamak için IoT sistemleri, en kapsamlı çözümü ve yardımı sunuyor.